Korsan hep bir adım önde
|
İnternet ve kredi kartı dolandırıcılığıyla ilgili bir operasyonda ele
geçirilen malzemeler arasında, kredi kartı kopyalama makineleri de
vardı.
|
İnternet
dolandırıcılığı bir yılda ikiye katlandı. Bir e-posta mesajını
tıkladığınız an kişisel bilgileriniz aktarılabilir ve para hesabınız
boşalabilir. Üstelik polise başvurmanız bile sonucu değiştirmeyebilir
ULAŞ YILDIZ
İSTANBUL
- Türkiye, kredi kartı ve internetin yaygınlaşmasıyla birlikte son
teknolojilerin kullanıldığı yeni dolandırıcılık türleriyle tanıştı.
E-posta kutunuza gelen bir mesajı tıkladığınız anda tüm bilgileriniz
başka bir bilgisayara aktarılabilir ve para hesabınız boşalabilir.
İnternet korsanlarının sürekli kendilerini yenilemeleri polisin elini
kolunu bağlamış durumda. Bankalarla polis arasında teknik altyapının
olmaması ve bürokrasi karmaşası suçla mücadeleyi yavaşlatırken, bu
arada atı alan da Üsküdar'ı geçiyor.
Polis yetkilileri, internet korsanları karşısında işlerinin zorun
ötesinde olduğunu belirterek, dolandırıcıların bir bilgisayara
girdikleri anda kayıtlı olan her şeyi alabileceklerini söylüyor.
İnternet korsanlarının öncelikli amacı 'kimlik hırsızlığı'.
Kullanıcının kredi kartı, banka hesap bilgileri ve kişisel bilgilerinin
ele geçirilmesi anlamına gelen 'kimlik hırsızlığı'nın birçok yolu var.
Kimlik bilgileri ve şifreler internetten hesabınıza girilmek için lazım
olduğu gibi paraların havale edileceği sahte hesaplar oluşturulması
noktasında da gerekli. İnternet ise dolandırıcılar için çok daha pratik
ve risksiz yollar ortaya çıkarttı.
'Truva Atı'na dikkat!
İnternet dolandırıcalığında en yoğun kullanılan 'Truva Atı da
denilen 'Trojan' tekniği. Virüslerin bir dosyanın ya da resimlerin
arkasına saklanarak bilgisayara sızdıktan sonra ortaya çıkmalarıyla
yapılan teknik içerisinde yüzlerce farklı virus programı
kullanılabiliyor.
Bu teknikte internet korsanlarının e-posta yoluyla kullanıcılara
gönderdiği 'ek yazılım' şeklindeki virüsler kullanıcının tıklamasıyla
bilgi aktarma görevine başlıyor.
Korsanlar buradan istediği bilgileri kendine ait bir e-postaya
yolluyor. Program kullanıcının klavyeyle yazdığı her karakteri
kaydediyor. Bu tekniğe karşı bankalar 'sanal klavyeyi' çıkararak
işlemlerin sadece fare ile yapılmasını sağladı.
Ancak korsanlar Trojan tekniği içerisinde 'key logger' programını
ortaya koyarak bu sefer de fare ile yapılan her tıklamayı kaydedip
fotoğraflayarak kişinin kimlik bilgilerini ele geçirmeye devam etti.
Kişinin şifre bilgilerini ele geçirdikten sonra hesaba girerek parayı
sahte kimliklerle açtıkları hesaplara havale edip ortadan
kayboluyorlar.
Bir örnek vaka
Polisin bu konuda güvenlik önlemi alabilmesinin mümkün olmadığını
vurgulayan yetkililer, ancak şikâyet üzerine harekete geçebildiklerini
aktarıyor. Dolandırıcıların internet kafeleri kullanması polisin işini
daha da zorlaştırdı. Yetkililer, dolandırıcıları kafede yakalamanın
zorluğuna dikkat çeken yetkililer, banka ve Emniyet'in eşzamanlı
çalışması gerektiğini söyledi.
Ancak bu noktada da bankaların birlikte hareket etmeye
yanaşmaması ve teknik altyapılarının eş zamanlı olarak çalışmaya
yeterli olmaması sorun. Yetkililer bir bankayla ve üç ilin Emniyet'iyle
eş zamanlı yapılan örnek bir operasyonu şöyle anlatıyor:
"İnternet yoluyla hesabından para havaleleri yapıldığını fark eden
müşteri polise ve banka yetkililerine başvurdu. Polis operasyonda
bankayla eş zamanlı çalıştı. Öncelikle kişinin hesabına sanal para
yatırıldı. Hesaba bilgisayarla girildiği anda ise banka polise IP
(İnternet Protokolü) numarasını verdi. Polis, erişim şirketinden IP
numarasının telefon numarasını öğrendi. Telefon numarasından adresi
teslim eden polis Manisa'da internet kafeye düzenlediği baskınla
suçluları son anda yakaladı. Bir dakikalık bir gecikme olsa
yakalanamayacaktı. Saniyelere sığan süreçle internet dolandırıcılarını
yakalayabildik. Bir daha da benzeri bir operasyonu yapamadık."
Dolandırıcı boş durmadı
İnternet kafelerde bile yakalanma riskleri olduğunu fark eden
korsanlar da boş durmadı elbette. Korsanlar bu kez de 'Proxy' adı
verilen ara bilgisayar sistemlerinin arkasından çalışmaya başladı.
Türkiye'deki herhangi bir IP numarasını bir ya da birden fazla ülkede
gösterebilen bu teknik ise polisin elini kolunu bağlamış durumda.
Uluslararası sorun
Çünkü dolandırıcılar IP numarasını Türkiye'den çıkarıp birçok
ülkeden dolaştırıyor. IP'nin tam bağlantı yerini bulmak ise bu
ülkelerle yapılacak yazışmalarla ancak tespit edilebiliyor. Bu da
adresin tespitinin aylarca sürmesi demek.
Yetkililer hırsızların ve dolandırıcıların her zaman için polisin
bir adım önünde olduğunu belirterek, "Hırsızlar ilk başta parmak
izlerinden yakalanıyorlardı. Çare olarak ameliyat eldiveni kullanmaya
başladılar. Bu sefer polis gece cebinde ameliyat eldiveniyle gezenin
hırsız olabileceiğini çözdü. Bunun da çare olmadığını gören hırsızlar
bu sefer de uhu kullanmaya başladı. Bu işin sonu yok" diye konuştu.
Kartınıza da dikkat
Kredi kartı dolandıcıları da bir başka sorun. Başkalarına ait kredi
kartı ekstreleriyle kimlik bilgilerini alan hırsızlar, kart ve banka
hesabı sahiplerinin adına milyarlarca liralık alışveriş yapıyorlar. EFT
ile para havale ediyorlar. Sonra da ortadan kayboluyorlar.
Bu dolandırıcılıkla karşı karşıya kalan yüzlerce insanın açtığı
davalar senelerce karar bekliyor. Kredi kartı dolandırıcıları kart
bilgilerini ele geçirmek için teknolojiden faydalanıyor. Kart kopyalama
cihazlarını bankamatiklere kullanıcının fark etmeyeceği şekilde takarak
bilgileri ele geçirdikleri gibi, alışverişleriniz sırasında kredi
kartınızı para çekmesi için bir anlığına teslim ettiğiniz kişiler de bu
cihazlarla kopyalama işlemini yapabiliyor.
Telefon dolandırıcılığı
Yetkililer kredi kartı bilgilerini ellerine geçiren
dolandırıcıların bir başka yönteminin de son dönemde artan telefonla
sipariş ve telefon bankacılığı olduğunu söyledi.
Dolandırıcılar, sahte kredi kartlarıyla karşılığı olmayan
paralarla bu tür siparişler verebildikleri gibi kimi zaman bir
başkasının kredi kartı aracılığıyla da harcama yapabiliyor. Ancak bunun
için kredi kartı sahibinin kişisel bilgilerini de ele geçirmeleri
gerekiyor. Yetkililer ayrıca henüz Türkiye'ye yerleşmemiş olsa da büyük
paralar vaat eden iş teklifleri, düşük faizle kredi gibi e-postalardan
uzak durulmasını istedi. Çünkü bu tür e-postalar kişileri yönlendirerek
kimlik bilgilerinin çalınmasını amaç edinebiliyor.
Bunları yapmayı unutmayın
İstanbul Mali Şube Müdürlüğü yetkilileri, kredi kartı kullananları
dikkatli olmaya çağırırken, alınması gereken tedbirleri şöyle sıraladı:
Kredi kartı şifrelerini kesinlikle herhangi bir yere yazmayın.
Kimseye söylemeyin.
Kartınızın arkasındaki imza panelini mutlaka imzalayın.
Çünkü çalıntı kartlarda yapılan laboratuvar incelemelerinde sahte imza
ortaya çıkıyor ve kart sahibi böylece zarar görmemiş oluyor.
Lokantada kredi kartıyla ödeme yaparken garsonun
elindeki bir kopyalama cihazıyla tüm bilgilerinizi eline
geçirebileceğini unutmayın.
Adresinize yollanan ekstreleri mutlaka okuyun. Size ait olmayan harcamayı bankanıza bildirin.
Slip belge tutarlarını ekstreler elinize geçene kadar saklayın.
Bilgisayarlarınızın virüslere karşı savunmasını sağlayan
programları mutlaka kullanın. Çünkü virüs bilgisayara girdikten sonra
kendisini saklıyor ve bulunamıyor. Virüsün bilgisayara girmesini
önleyin.
İnternette kullandığınız şifreleri sık sık değiştirin ve hiçbir zaman özel anlamlı şifreler kullanmayın.
Bilmediğiniz ve özellikle ünlü kişilerden gelen
elektronik posta mesajlarını kesinlikle açmayın. Çünkü gelen e-postanın
içinde virüs saklı olabilir. Size gönderilen bir resimin altına virüs
saklanmış olabilir.
Banka hesaplarınızı sık sık kontrol edin. Her temasın bir iz bıraktığını unutmayın!
6 trilyonluk dolandırıcılık
Uluslararası Brightmail şirketinin araştırma raporuna göre internet
dolandırıcılığı ile ilgili olarak 2002 yılında ABD Federal Ticaret
Komisyonu'na yapılan tüketici şikâyetleri bir önceki yıla göre yüzde
100 artış göstererek 102 bin 517 oldu.
Bankalararası Kredi Kartları Merkezi (BKM)'den alınan bilgilere
göre ise 2003 yılında kredi kartlarıyla yaklaşık 6 trilyon liralık (4
milyon dolar) kredi kartı dolandırıcılığı gerçekleşti. Bu miktarın
yüzde 13.8'i internet üzerinden ve telefonla yapıldı. Bu şekilde kredi
kartlarıyla 5 bin 376 işlem yapılırken, dolandırıcılığın mali boyutu
ise 828 milyar lira.